BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) tarafından getirilen  zorunluluk 1 Temmuz 2009 itibariyle yürürlüğe girdi ve bu uygulamayla birlikte cep telefonlarına Türkçe karakter zorunluluğu getirildi.  Bu konuya dair yönetmelik Resmi Gazete’de de yayımlandı. Bundan böyle piyasaya sürülecek  telefonlar Türkçe karakterlerin tamamını ihtiva eden (ETSI TS 123.038 V8.0.0 ve ETSI TS 123.040 V8.1. ve sonraki sürümler) teknik özelliklere uygun olmak zorunda.

sms

Cep telefonunuzda SMS (kısa mesaj) yazarken Türkçe karakter kullanabiliyorsanız sorun yok. Bu sisteme uygun Türkçe karakterleri içeren ve 160 karaktere kadar olan kısa mesajlar bundan böyle tek bir mesaj olarak ücretlendirilecek.  Yönetmeliğe uygun olmayan telefonların satışına izin verilmeyecek.  BTK tarafından yapılacak denetlemelerde bu yönetmeliğe uygun olmayan telefonlar tespit edilirse satışı durdurulacak ve üreticisi veya dağıtıcısına toplattırılacak.

iphone

Ayrıca yasal bir şekilde pasaportunuza işleterek yurt dışından getireceğiniz telefonları da Türkiye’de bu yönetmeliğe uygun olarak kullanabilmek için telefonunuza dil desteği içeren bir software yüklemeniz gerekecek.

Korhan Akaydın



  • 3G nedir?

Kısaca GSM operatörleri tarafından kullanılan üçüncü nesil (geniş band) iletişim teknolojisi olarak açıklayabiliriz ama önemli olan bu yeni teknolojinin bize neler getireceğidir. Kolayca anlaşılması açısından cep telefonu yada mobil iletişim cihazlarıyla bağlantı hızını ve bilgi taşıma kapasitesini kat kat arttıran bir teknoloji diyebiliriz. Bu farkı anlatmak için bir de teknik fakat gerekli bir bilgi verelim, bu güne kadar GSM operatörlerinin verdikleri hizmetlerde kullandığımız GPRS (General Packet Radio Service) download hızı 80 Kbit/ps ile başlayıp daha sonra EDGE (Enhanced Data Rates for Global Evolution) ile 236 Kbit/ps oldu, şimdi ise 3G ile bu hız 14 Mbit/ps’a kadar çıkacak. Bu basitçe şu anlama geliyor; bu güne kadar GPRS ile çözünürlüğü yüksek bir resmi bile indirmemiz dakikalar sürerken artık 3G ile gerçek zamanlı tv izlenebilecek, görüntülü konuşma yapılabilecek, anaokulunda oynayan çocuğumuzu istediğimiz an cep telefonumuzdan gerçek zamanlı seyredip rahatlayabileceğiz ve daha sayısız bir çok yenilikçi hizmet bizleri bekliyor olacak.

  • 3G ile hayatımızda neler değişecek veya hayatımıza yeni neler girecek? 3G’nin kullanım alanları ve bu alanlarda getireceği yenilikler neler olacak?

Zamanında internette yaşadığımız reform süreci şimdi artık mobilde de yaşanmaya başlıyor. Öncelikle mobil tv, bilgi ve eğlence (multi player oyunlar vb.) servisleri, mobil pazarlama, konum tabanlı servisler, telemetri uygulamaları, sağlık sektörüne ve eğitime yönelik servisler ve bunlarla birlikte internet üzerindeki daha bir çok hizmet cep telefonlarımıza girecek. Daha önemlisi bunlar cebimize girmekle kalmayıp zamanla hayatımızın vazgeçilmez parçaları haline gelecek, çünkü gelecekte en önemli değer, mobil durumda her türlü bilgiye ve hatta eğlenceye hızla ulaşabilmek olacak. Ayrıca bu alanda open-source code geliştirilebilen platformlar sayesinde de hızlı bir büyüme bekliyoruz. Zamanla sosyal networklerden videolara kadar yoğun bir uygulama akışı oluşacaktır.

3G kullanımı yaygınlaştıkça mobil içeriklere ulaşmak da her geçen gün daha ucuz ve kolay olacak, bu da iştah kabartan bu pastanın hızla büyümesi anlamına gelecek. Bunun en temel sebebi bu platformda verilen hizmetlerin çoğunlukla ücretsiz olması olacak. Ayrıca dünyada hızla önem kazanan Convergence (yakınsama) kavramı gereği mobil arayüz teknolojisi tüm elektronik cihazlar arasında hızla yaygınlaşıyor, bunun da sektöre katkısı yatsınamaz. Gelecekte tüm elektronik cihazlarımızla iletişim kurmak için sadece cep telefonlarımızı kullanacağımızı düşünüyorum. Bu sürecin içinde bulunduğumuz kriz döneminde yavaşlamaması için cep telefonu üreticilerinin 3G penetrasyonuna katkıda bulunabilmesi adına orta segmente uygun yeni teknolojileri de barındıran (dokunmatik ekran vb.) 3G uyumlu mobil telefonların üretimine yönelmesi gerekir. Gelişmiş bazı ülkelerde 3G penetrasyonu yüzde yüze ulaşmış durumda, bizde de 3G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte ilk olarak sosyal networkler, lokasyon tabanlı servisler ve mobil tv gibi uygulamalar hızla gelişecektir. Daha ileriki aşamalarda ise, güvenlik başta olmak üzere bir çok sektörde telemetri uygulamaları, sağlık sektörüne ve eğitime yönelik katma değerli mobil servisler ve bunlarla birlikte internet üzerindeki daha bir çok hizmet cep telefonlarımıza taşınacak.

  • Bu ürün ve hizmetler “Mobil Pazarlama” dünyasına neler getirecek?

Dünyada 2008 yılında sadece konum tabanlı mobil servislerden dolayı oluşan pazar 400 milyon dolar ve 2013 yılına kadar bunun yıllık 3,5 milyar dolar olması bekleniyor. Bizde ise henüz bu pazar Turkcell’in yine bir ilki gerçekleştirerek iş ortaklarına sunmaya başladığı yeni bir servis ile henüz oluşmaya başladı. Bu sadece basit bir örnek. Bence zamanla internet üzerinden sağlanan hizmetlere de ulaşmak için cep telefonları kullanılmaya başlanacak. Bu durum markalar için de mobili kritik bir platformlar haline getiriyor. Fakat bu alana girebilmek için sadece internet sitenizin veya bannerlarınızın boyutlarını cebe uyarlayıp mobil bir arayüz yapmayı düşünmek çok yanlış olur.

Rekabet şartlarının gittikçe agresifleştiği bir dönemde bir de global bir kriz yaşıyoruz. Bu kriz döneminde şirketler maliyetlerini kontrol altına almak için gittikçe daha fazla ölçülebilir işler yapmaya odaklanıyor. Bu da artık reklamcılık pazarının marka tutundurma ve marka bilinirliğini sürdürme çalışmaları dışında jenerik mecralardan niş mecralara ve dolayısiyle internete ve mobile yöneleceği anlamına geliyor, benim görüşüm şu ki; kriz zaten beklenenden hareketli gelişen bu süreci daha da hızlandıracaktır.

Genel olarak pazarlama konusunda İskandinav ülkeleri her zaman çok başarılı oluyor. Zaten bu bölge cep telefonu kullanımının da oldukça yaygın olduğu bir bölge. Mobil Pazarlama’nın yönünü de bu ülkeler belirleyecek ama Türkiye’de de çok yenilikçi çalışmalar ve öncü projeler geliştirildiğini görüyoruz. Türkiye’nin en büyük güçlerinden biri de dünyada mobil imza gibi ilklerle adından çokça bahsedilen ve dev bir marka olan Turkcell’in varlığı. Bu marka pazarda ürün geliştirmek isteyen bir çok şirketi destekliyor. Bu da Türkiye’de gelişimin ve yaratıcılığın önünü açıyor.

Türkiye’de 2005 yılında internet kullanıcı sayısı yaklaşık 13 milyonken bugün bu sayının 30 milyona ulaştığı tahmin ediliyor, yani % 40 internet penetrasyonu var. Bu rakam geniş bantta belli bir doygunluğa ulaşmış Fransa’da % 83 civarında. Yani henüz gerilerdeyiz fakat söz konusu cep telefonu kullanımı olduğunda 66 milyon mobil operatör abonesiyle penetrasyonda dünya lideri ülkelerden biriyiz. Bu da demek oluyor ki potansiyel olarak neredeyse nüfusun yüzde 90’ına cep telefonlarından ulaşabiliriz. Göründüğü üzere pazarlamanın yönünün nereye gideceğini keşfetmek için biliminsanı olmaya gerek yok aslında ama şu da bir gerçek ki bir çok reklamcı malesef henüz mobil mecranın gücünün ve potansiyelinin farkında değil. İstatistiklere göre iPhone kullanıcılarının yüzde 60′ı her ay 25 Mb’dan fazla data gönderiyor veya alıyor. Bu da yaklaşık 7500 e-posta ya da paylaşım sitelerinde bulunan kısa videolardan 20-30 tane anlamına gelir. Rakamlar da geleceğe gayet açık bir şekilde ışık tutuyor aslında.

İnternet reklamcılığı pazarı dünyada hızla televizyonlardan pay çalmaya devam ediyor ve şimdi 3G ile artık mobil de interneti kapsıyor ve her zaman ve her yerden erişilebilir hale geliyor. Bu süreç artık teknolojiden bağımsız sadece insanların entegrasyon sürecine kalmış durumda ama bir ürün veya hizmeti insanlara kullandırabilmek için artık pazarlamanın 4P’si yetmiyor malesef, tüketicilere sunacağınız faydaların ihtiyaçlarla birebir örtüşmesi şart. Bu da bize tüketicileri çok daha iyi tanımamız ve hatta spesifik konulara odaklanarak herkesi değil belli bir kitleyi ilgilendiren hizmetler sunmamız gerektiğini düşündürüyor. En temel konu ise hedef kitlenin çok iyi tanımlanması ve bu tanımın jenerik olmaması. Ayrıca markalar, hedef kitlelerine cep telefonları aracılığıyla kullanabilecekleri ne tür faydalar sağlayabilir ve bu faydaların kullanımı için servisi mobil bir arayüze uygun hale nasıl getirebilir bu konulara önem vermeli. Bu konuda yapılmış en başarılı ve güncel örnek; Lenovo markasının geliştirdiği mobil bir uygulama ile Olimpiyat sonuçlarını anında müşterilerinin cep telefonuna göndermesi olarak gösterilebilinir. Müşterilere yoğun bir şekilde gönderilen izinsiz SMS reklamlarından ziyade sağlanan bir fayda ile markayı birleştirerek herkesin kazandığı hizmet ve servilerden bahsetmenin önemi anlaşılmalı artık. Şu da unutulmamalıdır ki mobil pazarlama her zaman Olimpiyat sonuçları gibi resmi ve ciddi hizmetlerle olmak zorunda da değildir. Bu iş eğlenceli oyunlar ve promosyonlarla da yapılabilinir.

Mobilite kavramı insanlara her zaman ve her yerde ulaşabilmemizi sağlıyor fakat atlanmaması gereken ince bir nokta var ki o da gittikçe kişiselleşen mobil cihazlarımızın zamanla mahremimize dönüşüyor olması gerçeğidir. İnsanlar artık kendilerini reklam kirliliğinden korumaya çalışıyor, cep telefonundan gelen bir mesajın kendi ilgi ve istekleri dışında gelmesi durumunda bunu ciddi bir taciz olarak algılıyorlar ve bu konuda birşeyler yapmak istiyorlar. Örneğin artık kullanıcılar pop-up reklamları ve PVR’ları engellemeye başladı, cep telefonu üzerinde de bu tür istenmeyen saldırırları engelleyecek yazılımlar geliştitirliyor. Ayrıca gelecekte bu konunun hukuksal bir kısıtının da olacağını öngörüyorum. Yani bu mecrayı sadece reklam yapmak için kullanmayı düşünmek çok yanlış.

Bir marka olarak eğer insanlara mobil cihazları üzerinden etkin bir şekilde erişmek istiyorsak yapmamız gereken planlamada en önemli konu müşteriyle kurulacak marka ilişkisinin yöntemidir. Bu yolda ilerlerken en temel yaklaşım, müşterilere değerli bir fayda sağlamayı amaçlamak bu fayda karşılığında bireylerden izin almayı öngörmek ve sonrasında da onların ilgi alanları ve ihtiyaçlarıyla örtüşen ürünleri ve/veya hizmetleri sunarak onlarla uzun bir yolculuğa çıkmaya hazırlanmaktır.

Korhan Akaydın

Kaynak: http://www.pazarlamadunyasi.com/DesktopDefault.aspx?tabid=202






İzinli Pazarlama (permission-based marketing) şimdilik yabancı olduğumuz bir terim ama bunu izah etmek çok kolay. Örneğin cep telefonlarımıza gelen reklam mesajlarından şikayet etmeyen yoktur sanırım. İşte bu mesajların çoğu iznimiz alınmadan bize gönderiliyor ve maalesef bu konuda henüz yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Yakında bu konuda çıkacak yeni yasalarla kontrolsüz reklam kirliliğine de son verilecek ama benim size şimdi bahsetmek istediğim konu, bu alanda verilen etik bir hizmet sayesinde reklamları sizin lehinize çevirebilecek bir fırsat.

www.extrakontor.com

Bu siteye girip bireysel üye olduğunuzda size gönderilen reklamlardan puan (kontör) kazanıyorsunuz. Ayrıca reklam almak dışında siteye üye yaparak da puan kazanılıyor. Siteye üye olmanın, size gönderilen reklam mesajlarını almanın hiçbir maliyeti yok, yani verilen tüm hizmetler bireysel üyeler için tamamen bedava. Biriken puanlarla isterseniz cep telefonu kontör, isterseniz siteden beğendiğiniz hediyeleri, isterseniz de nakit para alabiliyorsunuz. Artık reklamlardan sizde kazanmaya başlayın!



« Older Entries