Uzun bir süredir halk arasındaki deyimiyle ” Sanal Operatör ” iş dünyasında ise ” MVNO ” olarak bilinen bu iki tanımı oldukça sık duyar olduk. Boyner grubundan tutun da, üç büyük futbol kulübüne ve hatta  Seda Sayan ‘a kadar bir çok isim Sanal Operatör olmak için BTK’nın kapısında sıraya girmiş.  Peki nedir bu Sanal Operatörlük işi?

Uluslararası tanımı ” MVNO ” ( Mobile Virtual Network Operator )
Ülkemizdeki Teknik Tanımı ” SMŞHİ ” ( Sanal Mobil Şebeke Hizmeti İşletmeciliği )

Bu işi yapmak isteyen firmaların BTK ( Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ) tarafından kendi adlarına tahsis edilecek bir frekans bandına ihtiyaç duymadan, daha önceden lisans verilerek yetkilendirilmiş GSM operatörlerinin ( Turkcell , Vodafone veya Avea ) teknolojik altyapısını kullanarak abonelere mobil ses, data ve katma değerli mobil telekomünikasyon hizmetleri sunabilmesini sağlayan bir düzenlemedir. Bu amaçla BTK’dan Sanal Operatör’lük yetkisi alan ve teknik altyapı kullanımı için herhangi bir GSM Operatörüyle anlaşan bir firma  artık tamamen kendi marka ve görsellerini kullanarak kendi abonelerine her türlü GSM hizmetini sunabilir ( FenerCell ve GSMobile gibi ).

Dünyada Sanal Operatör abone sayılarının önümüzdeki 4 yılda 2 katına çıkacağı öngörülüyor fakat bu kolay bir süreç değil.  Rekabeti arttırmak ve farklı hedef kitlelere daha kolay ve etkin bir şekilde ulaşmak amacıyla ortaya çıkan Sanal Operatör’ler gelişmekte olan ülkelerde daha hızlı yayılıyor. Bu yayılma GSM abone sayıları doyuma oturmuş ülkelerde Gerçek Operatörler tarafından abone profillerinin bölünmesi kaygısıyla pek benimsenmiyor ve istenmiyor.

Kısaca MVNO yani Mobil Sanal Operatör,  hiçbir teknik altyapıya gerek duymadan var olan bir Gerçek Operatörle anlaşarak sadece kendi katmadeğerlerini sunan bir pazarlama firmasıdır. Örneğin Boyner Akbank ve BackUp kullanıcılarına, Seda Sayan ise Orkide networküne kendi markasıyla ve kendine has kampanyalarıyla özel kartlar çıkarıp sunabilirler.

Bu yazıyla kısa bir başlangıç yaptığımız bu konuya ilerleyen zamanlarda çok daha detaylı gireceğiz.

Sonuç olarak hayata geçtiğinde bu işten en çok tüketiciler karlı çıkacak, gelişmeleri merakla bekliyoruz…



Neredeyse herkesin cep telefonu olduğuna göre, bu yazıyı sizin de okumanız gerekiyor

Merak edenler için ülkemizde ne kadar cep telefonu olduğunu açıklayalım. Türkiye’de 117 milyon cep telefonu var. Bunların yaklaşık 50 milyonu kullanılmıyor.

KAYBOLMA VEYA ÇALINMA

Cep telefonunuz kaybolursa ya da çalınırsa ne yapacağınızı biliyor musunuz?

“Canım sağolsun, yenisini alırım” demeyin. Olayın ciddi riskleri var.

Örneğin bulan ya da çalan kişi kendi kullanabileceği gibi, başka birine de verebilir.

Telefonunuzu kullanacak olan kişi, 2 bin 500 civarındaki abone merkezlerinden birine gider ve (sahte bir kimlikle) “sim kart” almak suretiyle, telefonunuzu kullanmaya başlar.

Telefonunuz; hırsızlık, tehdit, şantaj, terörizm veya yasa dışı başka bir olayda ya da eylemde kullanılırsa, IMEI denilen elektronik kimlik bilgisinden hareketle size ulaşılabilir…

Hemen ardından da haksız bir suçlama veya tutuklama ile karşılaşabilirsiniz.

NE YAPMAK GEREKİYOR?

Cep telefonunuzun kaybolması ya da çalınması halinde, sevimsiz bir suçlama veya tutuklama ile karşılaşmak istemiyorsanız;

1- Cep telefonunuzun IMEI numarasını, uygun bir yere kaydedin.

2- Cep telefonunuz kaybolduğunda veya çalındığında, Telekomünikasyon Kurumu Bilgi İhbar Merkezi’ni 44 97 77 veya 0312 232 23 23 numaralardan arayarak, kimlik bilgilerinizi doğrulatmak suretiyle,
cep telefonunuzu geçici olarak kullanıma kapattırabilirsiniz.

3- Cep telefonunuzun IMEI numarasını bilmiyorsanız “* # 06 #” tuşlarına basın. Elektronik kimlik belgenizi ekranda göreceksiniz. O numarayı uygun bir yere kaydedin.
Çalınınca ya da kaybolunca Bilgi İhbar Merkezi’ne bildirip, olası tehlikelerden kurtulabileceksiniz.

4- Biraz daha zamanınız varsa, cep telefonunuzun arka kasasındaki IMEI numarasını bulun. İkisinin de aynı olması gerekir. Aksi halde, elinizdeki telefonun IMEI numarası klonlanmış (elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş) olabilir.

SATARKEN DİKKAT

Türkiye’de 50 milyon civarında daha önce kullanılmış, şu anda yenisi alındığı için kullanılmayan, cep telefonu var.

Bunların, elden üçüncü kişilere belgesiz satışı, son derece riskli. Telefonunuzu alan kişi veya onun sattığı kişi, yasa dışı bir eylemde ya da olayda kullandığında, sizin başınız ağrır.

İkinci el telefonların, bunu alan firmaya “gider pusulası” karşılığı satılması gerekiyor.

Gider pusulasına, sattığınız cep telefonunun IMEI numarası da yazılacak bu da sizi satışı belgelendirme yönünden rahatlatacaktır.

İKİ ÖNERİ

Yukarıdaki sorunları çözmek için iki somut önerimiz var.

1. Kullanılmış cep telefonunun satışında KDV oranı yüzde 18 yerine yüzde 1 olsun.

Böylelikle, kullanılabilir olanlar kayıt altında ekonomiye kazandırılsın.

2. Cep telefonu satılırken, alıcıya telefonla birlikte cihazın marka, model ve IMEI numarasını belirten “mobil cihaz kimlik kartı” verilmesi zorunlu kılınsın. Çalındığında ya da kaybolduğunda, cep telefonunun sahibi, bu numaraya göre bildirimde bulunsun.

Bakın işte, ne kadar pratik bir çözüm.

Bunun için bir genelge ve bir de kararname yeterli…

Şükrü KIZILOT - HÜRRİYET

Kaynak :  http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=256124&Categoryid=43




Reklam kampanyası dolandırıcıların hedefi oldu

Rastgele cep telefonunu arayarak ya da SMS çekerek ‘Tebrikler, Pepsi’den 10 bin TL kazandınız’ diyen dolandırıcılar, 10 bin TL’nin hesabınıza yatırılması için yüklü miktarda kontörü söylenen numaraya yollamanızı şart koşuyor.

Pepsi’nin “Her Gün 1 Kişiye 10 Bin TL” kampanyası, dolandırıcıların yeni hedefi oldu. Rastgele cep telefonunu arayarak ya da SMS çekerek “Tebrikler, Pepsi’den 10 bin TL kazandınız” diyen dolandırıcılar, 10 bin TL’nin hesabınıza yatırılması için yüklü miktarda kontörü söylenen numaraya yollamanızı şart koşuyor. Son günlerde internetteki birçok forum sayfasında “Pepsi dolandırıcılarının” ağına takılan vatandaşların şikâyetleri yer alıyor. Adını vermek istemeyen bir mağdur, “Telefonda nüfus bilgilerimi okudular, inandım. Tam 43 adet 250′lik kontör yolladım. Dolandırıldığımı anlayınca polise başvurdum” derken, dolandırıcılık olaylarının artması üzerine internet sitesine bir uyarı yazısı koyan Pepsi Türkiye yetkilileri ise, vatandaşlardan internet, gazete ve televizyon yoluyla ilan ettikleri kuralların dışına çıkmamaları istiyor.

Seda Sayan’ın rol aldığı reklam kampanyası ile bu yaz toplam 1.5 milyon lira dağıtan Pepsi, Ramazan ayı boyunca her gün bir kişiye 10 bin TL, bayramda ise 3 kişiye 100′er bin lira kazandıracağı yeni bir kampanya başlattı. Pepsi’nin kampanyasını fırsat bilen dolandırıcılar ise, kampanyayı kullanarak bedava kontör avına çıktı. İnsanları rastgele cep telefonundan arayan ya da SMS atan dolandırıcılar, “Pepsi’nin bugünkü talihlisi sizsiniz, 10 bin TL kazandınız” diyor. Çoğu zaman söz konusu kampanyaya katılmamış olan vatandaşları bile kandıran dolandırıcılar, “Size şimdi bir banka hesabı açıp paranızı oraya yatıracağız. Ancak önce belirttiğimiz numaraya kontör yüklemeniz gerekiyor” diyerek kendi numaralarına büyük miktarlarda kontör yüklenmesini istiyorlar.

‘Gidin borç para bulun’ dediler

“Pepsi dolandırıcılarının” tuzağına düşen adını vermek istemeyen bir vatandaş, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bir gün telefonuma gelen bir mesajda Pepsi’den 10 bin TL kazandığım, verilen numarayı ararsam paranın hesabıma yatacağı yazıyordu. Oysa ben kampanyaya bile katılmamıştım. Numarayı aradım, karşıma çıkan kişiye durumu anlattım. O da bana ‘Bu fırsatı kaçırmayın, fırsat ayağınıza geldi’ diyerek, nüfus bilgilerimi okumaya başladı. ‘Şimdi İş Bankası’na sizin adınıza bir hesap açıyorum. Söyleyeceğim numaraya 250 kontör yükleyin, paranıza ulaşın’ dedi. Kontörü yolladım. Sonra daha fazla kontöre ihtiyaç olduğunu, alacağım paraya bu kontör masrafının da ekleneceğini söylediler. Böylelikle tam 43 adet 250′lik kontör yolladım. Ancak ne para alabildim ne de bir daha dolandırıcılara ulaşabildim. Polise başvurdum, yakalanmalarını istiyorum.”

Kontör dolandırıcılarının yaptıkları bununla da sınırlı değil. Türkiye’de firmaların düzenlediği kampanyaların tanıtıldığı bir internet forumu olan fırsatnet.com’a yazan birçok tüketici ise Pepsi kampanyasını kendi amaçları için kullanan uyanıklardan yakınıyor. Bazıları telefonda dolandırıcılara kimlik bilgilerini verdiğini ve bu yüzden çok pişman olduğunu söylerken, bir diğeri ise “Param yok kontör alamam” demesine karşılık dolandırıcının kendisine “gidin borç para bulun” diye cevap verdiğini anlatıyor.

Pepsi Türkiye tüketicileri uyardı

Düzenledikleri kampanyanın dolandırıcılar tarafından istismar edildiğini kendilerine gelen şikâyetler üzerine anladıklarını dile getiren Pepsi Türkiye yetkilileri, her büyük kampanyada bu tür kötü niyetli girişimlerin olabileceğini belirtti. Kampanya sonuçlarının tüketicilere adresine taahhütlü posta kanalı ile ulaştırıldığını vurgulayan yetkililer, postadan “kazandı” bilgisini içeren mektubu almayan vatandaşların asla üçüncü kişiler ile irtibata geçmemesi gerektiğini ifade etti. Referans’a açıklama yapan Pepsi Türkiye yetkilileri, “Tüketicilerimizin cep telefonlarından onları arayarak ya da SMS göndererek ikramiye kazandıklarını söyleyerek onlardan kontör yükleme, nakit para yada banka hesap bilgileri tarzında taleplerde bulunan kişilere itibar edilmemelidir. Çünkü para ödülü kazanmak için SMS ile kampanyaya katılmak dışında tüketicilerimizden hiçbir şey talep edilmemektedir” diye konuştu.

Herhangi bir sebeple yapacağı işlemden emin olamayan veya kuşku duyan tüketicilerin 0800 211 71 19 nolu telefondan Pepsi Müşteri Hizmetleri Desteği ile irtibata geçmelerini isteyen yetkililer, “Gerekli tüm uyarılarımızı internet sitemizden de yapmamıza rağmen, kötü niyetli kişiler tarafından mağdur edilen tüketicilerimize her konuda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu iddialar karşısında savcılığa suç duyurusunda bulunduğumuz gibi mağdur olan tüketicilerimizi savcılığa kişisel olarak da başvurmaları konusunda bilgilendiriyoruz” diye konuştu.

Seda Sayan da nasibini aldı

Dolandırıcılar tarafından kandırılan bazı insanlar da reklam kampanyasının yüzü olan Seda Sayan’a sitem ediyor. İnternette yer alan mesajlarda eleştirilerden nasibini alan Seda Sayan’a yönelik olarak, “Seda’ya güvendik, kandırıldık”, “Bir daha Seda’nın dediğini yapmam” gibi ifadeler yer alıyor.

- Aram Ekin Duran / Referans -

Kaynak: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=%20Bu_SMSlere_%20kanmayin&tarih=26.08.2009&Newsid=255525&Categoryid=1




« Older Entries